25 Mart 2011 Cuma

Açın gözünüzü: bugün çevre, bütün politikalardan ve savaş gerekçelerinden bin kere daha yaşamsal ve önemli bir konu!

JAPON BALIKÇISI 

Denizde bir bulutun öldürdüğü 
Japon balıkçısı genç bir adamdı. 
Dostlarından dinledim bu türküyü 
Pasifik'te sapsarı bir akşamdı. 

Balık tuttuk yiyen ölür. 
Elimize değen ölür. 
Bu gemi bir kara tabut, 
lumbarından giren ölür. 

Balık tuttuk yiyen ölür, 
birden değil, ağır ağır, 
etleri çürür, dağılır. 
Balık tuttuk yiyen ölür. 

Elimize değen ölür. 
Tuzla, güneşle yıkanan 
bu vefalı, bu çalışkan 
elimize değen ölür. 
Birden değil, ağır ağır, 
etleri çürür, dağılır. 
Elimize değen ölür... 

Badem gözlüm, beni unut. 
Bu gemi bir kara tabut, 
lumbarından giren ölür. 
Üstümüzden geçti bulut. 

Badem gözlüm beni unut. 
Boynuma sarılma, gülüm, 
benden sana geçer ölüm. 
Badem gözlüm beni unut. 

Bu gemi bir kara tabut. 
Badem gözlüm beni unut. 
Çürük yumurtadan çürük, 
benden yapacağın çocuk. 
Bu gemi bir kara tabut. 
Bu deniz bir ölü deniz. 
İnsanlar ey, nerdesiniz? 
Nerdesiniz? 

Nazım Hikmet Ran (1956)

Hiç yorum yok: