30 Nisan 2009 Perşembe

Allahım o kadar mesudum ki...

Bu ay ciddi bir koşturmacayla geçiyor yine... Önce Grafik Tasarım Çalıştayını düzenledik, CAFT sempozyumu da sürüyor ve kitaplar sıcacık çıkmış matbaadan (dediler ki çok güzel olmuş, elime sağlıkmış), haftaya Nitelikli Çocuk Kitapları Çalıştayı'na katılacağım, ondan sonraki hafta da ATG'09 volume 3 ile geliyor.  

Bu karmaşa içinde, 4 Mayıs'a kadar sürecek olan Enki Bilal Sergisi'ne gidemeyeceğim diye çok bozulmuştum doğrusu. Fakat ne öğrendim, sergi 14 Haziran'a kadar uzatılmış! Bu bilgiyi öğrendiğim ÇROP'u gözlerinden öperim :)

"Yaşayan en önemli çizgi roman ustalarından Enki Bilal’in Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu’ndaki sergisi uzatıldı. Açıldığı günden beri yoğun ilgi gören “Enki Bilal İstanbul’da” adlı sergi, 14 Haziran 2009 Pazar gününe kadar ziyaret edilebilecek.

“Enki Bilal İstanbul’da”adlı sergide; gerek çizgi roman albümleri, gerekse filmleriyle her zaman gündemde kalan sanatçının orijinal eserleri Türkiye’de ilk kez sergileniyor. Sergide, orijinal eserlerin yanı sıra Murat Cem Şerbetci Koleksiyonu’na ait imzalı-sayılı serigraf ve litograf baskılar, afişler, heykel ve saat tasarımları, posta pulları ve kartpostallar gibi eserler yer alıyor. Bu eserler arasında çok nadir bulunan Horus heykelciği ve Hyperion saati de bulunuyor.
Çok yönlü bir sanatçı olan Enki Bilal kendini sadece bir çizgi romancı ya da film yönetmeni değil, hikâye anlatıcısı olarak tanımlıyor. Sanatçının orijinal eserleri her zaman satışa sunulmuyor ancak iki yıldır eserleri müzayedelerde satış rekorları kırıyor. Geçen yıl Paris’teki Artcurial Müzayede Evi’nde satılan 32 esere toplamda 1,5 milyon avronun üzerinde değer biçildi. Bu eserlerden biri 177 bin avroya alıcı bularak rekor kırdı.
“Enki Bilal İstanbul’da”
Yapı Kredi Sermet Çifter Salonu
28 Mart – 14 Haziran 2009"

27 Nisan 2009 Pazartesi

Hacettepe Grafik Tasarım Çalıştayı Başladı!


Grafik Tasarım Çalıştayı bu sabah başladı. GSF Dekanı Prof. Sayın Hüsnü Dokak, Grafik Bölüm Başkanı Prof.Dr. Sayın İncilay Yurdakul ve Grafik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç. Sayın Zülfikar Sayın'ın yaptıkları kısa birer konuşmayla açıldı. Daha sonra çalıştay sorumluları tarafından çalıştay konuları kısaca anlatıldıktan sonra öğrenciler ilgilendikleri atölyelere kayıtlarını yaptırdılar.

21 Nisan 2009 Salı

Orlando

"Zihnindeki yerinden oynatmaya çalıştığı her şeyin, denizin dibinde bir yıl kalmış bir cam parçasına nasıl kemikler ve yusufçuklar; metal paralar ve boğulmuş kadınların bukleleri yapışırsa, işte öyle başka şeyler yüklenmiş olduğunu görüyordu." Orlando, Virginia Woolf, sf 73

18 Nisan 2009 Cumartesi

...


Ergenekon Operasyonu'nun son dalgasında, Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal ve akademisyenlerin tutuklanması Anıtkabir’de protesto ediliyor.

İŞTE DEV PROTESTODAN FOTOĞRAFLAR

Başkent Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Korkut Ersoy başkanlığında, öğretim görevlileri, akademisyenler, Başkent Üniversitesi çalışanları ve binlerce kişi Ergenekon operasyonunu protesto etmek amacıyla Anıtkabir’i hınca hınç doldurdu.

Başkent Üniversitesi’nin yanı sıra, Ankara’daki tüm üniversite senatoları, akademisyenler ve siyasetçiler protesto için Anıtkabir’de.

Protesto gösterisinin sona ermesine rağmen, Anıtkabir'i kimse terk etmiyor. Hala yüzlerce kişi Anıtkabir'e gelmeye devam ediyor, Anıtkabir'e giden bütün yollar tıkandı.


Kaynak: http://www.hurriyet.com.tr

17 Nisan 2009 Cuma

FUSION Takvim Sergisi


"Fusion Art Institute 2009 Calendar Design Exhibition in Turkey
Japon sanatçı Fumihiko Hyomon Enokido'nun 1978'de kurduğu "Fusion Art Institute" tarafından her yıl düzenlenen uluslararası takvim tasarımı sergisini bu sene Hacettepe Üniversitesi konuk ediyor.Başta Japonya olmak üzere çok çeşitli ülkelerden tasarım ve plastik sanat alanlarından 90 sanatçının eserlerin sergilendiği ;Fusion Art Institute 7. Uluslar Arası Takvim Tasarımı Sergisi" 24 Nisan-04 Mayıs 2009 tarihleri arasında Ahmet Göğüş Sanat Galerisinde izlenebilir."
Ben de bu sergiye 2 işimle katılıyorum. Duyduk duymadık demeyin :)

9 Nisan 2009 Perşembe

aksam aksam...


Alias programını deniyorum. Bu akşamın tombulu bu olsun :)

8 Nisan 2009 Çarşamba

Esinti

Martı da devirdik Nisan geldi ya... Yağmurlardan fırsat buldukça yüzünü gösteriveren güneş, doğayı yavaş yavaş canlandırmaya başladı ya... Usulcacık gözlerimi kapatıp, denizi düşleme zamanı artık. Ege kıyılarının iyotlu rüzgarını burnumun direğinde hissederek, gözlerimi kapayıp fıstıkçamları ve zeytinlerin içinde yürüdüğümü düşünme zamanı gelmiş demektir.

Dikkat gözler hala kapalı, yeni bir projenin eşiğinde (ortaya çıkana kadar adı bende saklı) olmanın heyecanıyla birlikte sözgelimi İzmir'in denize çıkan sokaklarında gezinmeyi düşlemek. O sokakların denize inen köşesine denk geldiniz mi birden rüzgara tutuluverirsiniz. Kilometrelerce yürüyüp hiç yorulmayabilirsiniz. Saçlarınız tuzlu rüzgardan sertleşir ve karmakarışık olur. Bir ayna denk getirip bakarsanız o anki yanaklarınızın pembesini hiç bir kozmetikle bu hale getiremeyeceğinizi bilirsiniz.



Uçsuz bucaksız maviliklere bakmak kadar insanın ruhunu dinginleştiren başka ne var? Ben bilmiyorum.

6 Nisan 2009 Pazartesi

susss


Şurda demiş ki, "Kendinizi başkasına anlatmayın. Sizi seven kişinin buna ihtiyacı yok; sevmeyen de inanmayacaktır zaten."