5 Aralık 2013 Perşembe

Blog Fırtınası Gün #3

İmkanım olsaydı, bir Kuzey Avrupa ülkesinde yaşamak isterdim. Bazı insanlar sıcağı sever; güneşin altında kumlara uzanmayı, hareketli ve sıcakkanlı insanları... Bense herhangi bir kuzey ülkesinde, karlarla kaplı bir ormanda küçük bir dağ evinde olmak isterdim. Dışarıdaki amansız soğuğun giremediği sıcacık bir ev, belki içeride bir şömine çok güzel olurdu. Dökme demirden bir sobaya da hayır demezdim. Üzerinde ekmek kızartır, belki küllerin arasında patates közlerdim. Yeni soyulmuş portakal ve elmaların kabuklarını sobanın üzerine atar, mis gibi kokularını içime çekerdim.

   

3 Aralık 2013 Salı

Blog Fırtınası Gün #1

Bir varmış, bir yokmuş...
Bir gün kırmızı başlıklı kız, uzun çalılarla dolu bir dağın tepesine doğru tırmanıyormuş. Yükseklere tırmandıkça otların rengi sararmış, kurumuş ama bir o kadar da uzamış. En yüksek tepenin yamacına varmışken, Kurtadamı görmüş. Kurtadamın omuzları üzerinde başının olmadığını fark etmiş. Belki nereye gideceğini bilememekten, belki karışacak bir kafasının bile olmamasından dolayı, Kurtadam şaşkınmış. Kırmızı başlıklı kız, artık kurttan korkmadığını fark etmiş hayretle. Kurtadamı yanına çağırmış, "Gel" demiş, "yaklaş, korkma...". Keskin tırnaklı pençesini avucunun içine almış "Çok uzamış tırnakların, keseyim" demiş. Nedendir bilinmez, kurtadam pençesini rahatça açmış. Kırmızı başlıklı kız, tırnakları birer birer kesip yardan aşağı; denize doğru fırlatmış. Kurtadamın kendisine en güvendiği anda ise, basmış böğrüne tekmeyi ve uçurumdan aşağı denizin maviliklerine göndermiş. 
  

Blog Fırtınası

Tam bloguma yazma konusunda kendimi disipline etmeye çalıştığım bir dönemde, Blog Fırtınası etkinliğine rastladım. Genellikle böyle şeyleri geç yakalarım yoğunluktan dolayı ama, bu kez başlayalı az olmuştu :) Yapılması gerekeni, etkinliğin başlatıcısı olan siteden aktarıyorum:

Gün 1. Yazınıza “Bir varmış, bir yokmuş” ile başlayın.
Gün 2. Herhangi bir kitabın, herhangi bir sayfasını açın ve bir satır seçin. O satırla yazıya başlayın, gerisi sizden…
Gün 3. Dünyada istediğiniz bir yere gidebilecek olsanız nereyi seçerdiniz, düşünün. Oradaki deneyiminizi yazın.
Gün 4. Kafanızdan bir karakter atın ve onun hikayesini yazın.
Gün 5. Bir rüyanızı veya kabusunuzu hikaye şeklinde yazın.
Gün 6. “Mutfakta penceremin önünde duruyorum…” Başlangıç cümlesi bu, gerisi serbest.
Gün 7. En sevdiğiniz mevsimi yazınızda okuyuculara da yaşatın.
Gün 8. En sevdiğiniz şarkıyı alın, ismi ve sözleri yazınıza ilham olsun.
Gün 9. Bir kafedesiniz, başınızı kaldırdınız ki kimi göresiniz! “Kimi” kısmı size kalmış, buyrun yazıda anlatın.
Gün 10. Eskiden yazdığınız bir şeyi bulun. Girişini tekrar yazıp ona yepyeni bir ton verin.
Gün 11. İlk işiniz hakkında yazın.
Gün 12. Sevdiğiniz birini bir karaktere çevirin ve onun hakkında yazın.
Gün 13. Hep hayalini kurduğunuz evde yaşıyor olsanız nasıl bir şey olurdu onu yazın.
Gün 14. “Fırtınalı ve karanlık bir geceydi…” Yazıya bununla başlıyoruz, sonra neler oluyor bakıyoruz.
Gün 15. İyi ya da kötü, herhangi bir çocukluk anınıza yeniden hayat verin, bugünkü içgörülerinizle tekrar bakın.
Gün 16. Son yediğiniz yemeği tüm detaylarıyla anlatın, ağzımız sulansın.
Gün 17. Bugüne kadar yaptığınız en güzel tatili yarattığınız bir karakter yaşamış gibi anlatın.
Gün 18. En sevdiğiniz kitabın adı yazınıza ilham versin.
Gün 19. Çocukkenki halinizi hikayenizdeki bir karakter olarak anlatın.
Gün 20. Burcunuzun özellikleriyle bir karakter veya bir dünya yaratın.
Gün 21. Dışarı çıkın ve dışarıda gördükleriniz hakkında yazın.
Gün 22. Geçmiş hayatınızda biriymişsiniz. Kimmişsiniz? Ne yaparmışsınız?
Gün 23. En sevdiğiniz kurgu karakterin günlüğüne yazdığı bir yazıyı yazın.
Gün 24. Bir gemi veya araba yolculuğundasınız, sizden yaşamak isteyeceğiniz yol hikayesini bekliyoruz.
Gün 25. Su temasına dair aklınıza geleni yazın.
Gün 26. Geleceği hayal ettiğinizde ne görüyorsunuz? Bilim-kurgudan bahsediyoruz, evet!
Gün 27. En sevdiğiniz peri masalına yeni bir son yazın.
Gün 28. Şu an olduğunuz kişiyi bir hikayedeki bir karaktere çevirin.
Gün 29. Ne yazarsanız yazın, sonu bitmemiş olsun, “devamı gelecek” hissi uyandırsın.
Gün 30. İlham perinize bir mektup yazın.
Gün 31. Konumuz yeni yıl. Yeni yıldan beklentileriniz, yeni yıl kararlarınız ya da aklınıza ne gelirse…


O zaman başlıyoruz...