12 Kasım 2013 Salı

Döndüm...

Dünya işleri bitmez. Anladım.
Bu blogu bu kadar ihmal etmek en başta kendime ayıp. Anladım.
Bu blogla en zor zamanlarımda nefes alabilmiş olduğumu hatırladım. Anladım.

Döndüm.

10 Mayıs 2013 Cuma

Çiçekler, hayvanlar, birşeyler...


Haftalardır, hatta belki de birkaç aydır ilk defa biraz rahat bir "öğleden sonra" geçiriyorum... 
Öyle çok, öyle duraksızca çalışıyordum ki. 
Çalışıyorum. 
Yine de nasıl olduysa bugün kendime küçücük bir nefeslik alan yaratabildim. 
Çayım masamda, uzun zamandır kafamı yoramadığım şeylere kafamı yordum bugün. 
Hava tamamen tersine döndü dünden beri. İnanılmaz bir yağmur, hatta dolu yağışı var. 
Bahar şenliklerinin olduğu hafta ne talihsizlik. Yine de hava çok güzel. 
Yağmasaydı bu çöl kumları basılmazdı, nefes alamazdık. 

Saksılarımın dibinde bazı bitkiler filizlenmiş. Muhakkak, yedikten sonra kılıcın dibine atılmış bir çekirdeğin işi bu. Narenciye de olabilir, belki elma armut gibi bir şey de... Ben de sabah aldım onları başka bir saksıya yerleştirdim.  Bu saksı akşama değin beni öyle çok mutlu etti ki! Dibine minik bir tavşancık yerleştirdim, sevgili Sinem bir bitpazarından almış benim için.  Bayılıyorum anın getirdiği mutluluğa.


Ben çocukken, bazı geceleri uykuya dalmadan kurmayı alışkanlık haline getirdiğim bir hayalim vardı. Kocaman bir evim varmış ve içinde bir sürü hayvanımla birlikte yaşıyormuşum... Sonra tek tek hangi hayvanları besleyeceğimi düşünürken uykuya dalardım.










"Neden hayvanlar, nerden geldi aklına" dersen sevgili okuyucu, bu hafta bir çalışmamı hayvanlarla ilgili bir seçki yapan kitaba yolladım. İşte onu gönderirken oldu bunlar...


2 Mayıs 2013 Perşembe

Genius Loci: Yerin Ruhu



Bu yazı için biraz geç kaldım aslında, ama daha önce fırsat olmadı. Tasarımını ve resimlemelerini yaptığım bir kitabı tanıtmak istiyorum. Kitabın yazarı, çalıştığım fakülteden meslektaşım Doç. Dr. Lerzan Aras. Kitap, mimarlığın batı dünyasında az düşünülen bir yönüne vurgu yapıyor. Tasarlarken ben de 2 kez okudum, ilginç ve güzel bir kitap. İstanbul'un aşina olduğumuz yerlerinde hiç farketmediğimiz yapıları ve etkileri, kentin kültürel gelişimi ve kentleşmeyi, yerin ruhunu, fenomonolojik yaklaşımı keyifle bir solukta okuyabilirsiniz. Üniversitemizin (Cyprus International University) yayınlarından çıktı. Çizimleri stabilo kalemle ve tamamen elde yaptm. 






Çizimlerini yaparken çok keyif aldığım bir proje oldu doğrusu. Üstteki İstiklal Caddesi resimlemesindeki caddenin delisi amcayı hatırlayan var mı? Ben bir süre önce ölmüş olduğunu duydum, caddenin bir motifiydi; unutmayalım diye resimlemeye aldım onu da...


 Bu resimleme de "Martıları Seven Adam". Kitapta bu öykünün Osho'dan aktarıldığı belirtiliyor. Deniz kıyısında yaşayan ve martıları çok seven biri varmış. Her sabah deniz kenarına gidip martıları izlermiş. Martılar korkmadan yanına gelirlermiş... Bir gün babası demiş ki, birkaç martı bana getir de oynayayım onlarla. Ertesi gün adam deniz kenarına gittiğinde, martılar yalnızca başının üstünde turlamışlar, yanına yaklaşmadan. 

Niyetin titreşimleri farklı titreştirmesi üzerine bir öykü.