29 Mayıs 2008 Perşembe
http://gratepe.blogspot.com/
Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü şimdi Ekin Hocamızın açtığı gratepe blogundan takip edilebilir. Biz bu bölümde neler yapıyoruz, hangi etkinlikleri düzenliyoruz, kim nerede ne diyor? Düzenli güncellenecek bu blogdan izleyebileceksiniz.
Etiketler:
Akademik
27 Mayıs 2008 Salı
Bayandan Az Kullanılmış

Ankara Tasarım Günleri (ATG) 2008 30-31 Mayıs ve 1 Haziran tarihlerinde düzenleniyor. Ayrıntılar şuradan.
ATG kapsamında konferanslar, söyleşiler ve sergiler var. Bunlardan birisi de Hacettepe Üniversitesi Araştırma Görevlilerinden Elif Varol Ergen, Burcu Codur, Ekin Kılıç ve benim birlikte oluşturduğumuz tematik bir sergi. Ayrıca Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Çiğdem Demir'in de bir illüstrasyon ve exlibris sergisi açılıyor.
Konuşmacıların listesi yukarıdaki linkten görülebilir...
Sergi hakkında,
Aşağılanan, dövülen, tecavüz edilen, öldürülen, afişe edilen,duygusal şiddeti maruz kalan, kime göre neye göre insanlıktan metaya indirgenen kadın. Erkek egemen toplumun en büyük korkusu, kadının kendi gücünü hatırlaması. En büyük gücü doğurganlığı kıskanmaları bundan. Kimilerine kuyruğunu yutan bir yılan, tuhaf döngü; kadınların yetiştirmesi kadınları ezen erkekleri de.
Bu sergide, kadınlara biçilen sosyal roller sorgulanıyor, kadına yönelik şiddet, hatta kadın kendini sorguluyor vücudundan taşan simsiyah bir sütle. Bir hayat yaratmak için, bedenimizde bir dolu karmaşa! Üçüncü sayfa haberlerinin bahtsız figüranları, bazen de başrol oyuncuları. Eğitimsizliğin, cinsel açlığın, tabuların, çifte standartların kurbanları. Sürüden ayrılanı yaftalayan, birbirlerinin kurtları.
Bayandan az kullanılmış denilerek cazipleştirilir ikinci el araba ilanları. Ne yani kadınlar kaza yapmaz mı? Hurdaya çıkmaz mı arabaları?



Afişleri yaparken, "kadın dediğin sokakta hanımefendi, evinde hizmetçi, yatakta fahişe olmalı" deyişinden yola çıktım. Bu önyargı cümlesi, bazen espri olarak bazen ciddi ciddi sarfedilecek kadar içselleştirilmiş durumda. Bu tür etiketlendirmeler ne kadar ilkel görünse de zaten ilkel bir çok şey yaşanıyor toplumumuzda. Esprili bir yaklaşımla kadının çoğu kez kendinden beklenen rollere bürünüveren kağıt bir bebek gibi olduğunu göstermek istedim. Makbule'nin isim annesi Ekin'e de buradan teşekkür ediyorum. Makbule'den daha uygun bir isim olamazdı herhalde bu projede.
Sergideki diğer işler de kadınlarla ilgili konulara farklı pencerelerden bakıyor.

::..Ekin Kılıç

::..Müge Burcu Codur

::..Elif Varol Ergen
13 Mayıs 2008 Salı
7 Mayıs 2008 Çarşamba
Kağıt Fırın Çalıştayı Sergisi

Üniversitemiz Öğretim elemanlarından Mutlu Başkaya'nın geçen yıl düzenlediği Kağıt Fırın Çalıştayı'nın sergisi 12 Mayıs'ta açılıyor. Afişi yaparken sevgili Ekin'in geçen sene yaptığı afişten yola çıktığımı belirtmeliyim. Çalıştay ilginç, tellerin üzeri çamur kaplanarak en dışı da kağıtla sarılıyor ve açıkhava fırınları oluştutuluyor. Yapılan seramikler bu fırınlarda pişiriliyor. Keşke benim de katılma olanağım olsaydı, çok zevkli bir işe benziyor.
Ev toplamaca

İşte bu günlerdeki ev halimiz... O kadar sıkıldım ki çizeyim ben bunu dedim. Ev toplamak zor, üstelik bizimki kadar yayıntısı fazla bir evse...
6 Mayıs 2008 Salı
Çözülen bir yün yumağı
Yine bir koşturmacanın tam ortasındayım. Bu hafta Ecume (Akdeniz Ülkeleri Kültür Buluşması)na okulumuz evsahipliği yapıyor. Okulda onun koşturmacası var, bir hafta sürecek bir de workshop grubumuz var. Sonuçlanan işlerden burada bahsetmeyi isterim, atık hafta sonuna...
Bunun yanında evi topluyoruz, taşınıyoruz. Uzun süren düşünme taşınmalar, ölçme tartmalar sonucu şehre taşınmaya karar verdik. Elbette artıları ve eksileri var. Taşınacağımız evi tuttuk. 1-2 hafta içinde yeni evimize geçiyoruz.
Yetmedi, hemen önümüzdeki hafta Kıbrıs'a Yakın Doğu Üniversitesi GSF'de açılacak sergimiz için buradan 3 hocamızla birlikte gidiyorum ben de.
Döner dönmez Ankara Tasarım Günleri başlayacak.
Günler böyle geçiyor, paldır küldür. İşte paldır küldür bana göre bir tabir. Oysa bazıları bunu daha şairane söylüyor, çözülen bir yün yumağı, akıp giden günlerimiz... Hayat hızlandığında bazen kimler için artık bunun fark etmediği kafama takılır... Ölen arkadaşlar, yakınlar gibi. Yaşamın hızıyla başım dönmüşken, yetişme çabasıyla nefesim kesiliyorken, aklıma düşer bu. İşte o zaman şikayet etmekten utanırım. Ve susarım.
Bunun yanında evi topluyoruz, taşınıyoruz. Uzun süren düşünme taşınmalar, ölçme tartmalar sonucu şehre taşınmaya karar verdik. Elbette artıları ve eksileri var. Taşınacağımız evi tuttuk. 1-2 hafta içinde yeni evimize geçiyoruz.
Yetmedi, hemen önümüzdeki hafta Kıbrıs'a Yakın Doğu Üniversitesi GSF'de açılacak sergimiz için buradan 3 hocamızla birlikte gidiyorum ben de.
Döner dönmez Ankara Tasarım Günleri başlayacak.
Günler böyle geçiyor, paldır küldür. İşte paldır küldür bana göre bir tabir. Oysa bazıları bunu daha şairane söylüyor, çözülen bir yün yumağı, akıp giden günlerimiz... Hayat hızlandığında bazen kimler için artık bunun fark etmediği kafama takılır... Ölen arkadaşlar, yakınlar gibi. Yaşamın hızıyla başım dönmüşken, yetişme çabasıyla nefesim kesiliyorken, aklıma düşer bu. İşte o zaman şikayet etmekten utanırım. Ve susarım.
Etiketler:
Elif 5N1K,
Hatırladıklarım,
Yaşam
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
