14 Mayıs 2007 Pazartesi

Yıldönümü, bahar şenligi ve tasarım günleri...

Cuma günü yani ayın 11'i dördüncü evlilik yıldönümümüzdü. Akşam İpek anneannede kalacağı için sabahtan işe gitmedim. Öğleden sonra uyuduğunda koşa koşa gidip saçlarımı kestirdim, Hakan'la ofiste buluştuk. Yine her seneki gibi kutuda tek bir gül, bu kez içine "4'ün yanına 0 koymak istiyorum" yazmış... Akşam ODTÜ Bahar şenliğine gitmeyi kararlaştırmıştık. 4 yıldır Ankara'dayım, geldiğimden beri şenliğe gideriz, efsanevi "devrim" ateşinin yakılmasına bir kez bile yetişememiştim. Ama bu sene yetiştim.
Ardından, çok sevdiğim Ezginin Günlüğü'nün konseri başladı. Bazı şarkıcıları ya da grupları kendimin bir parçası gibi severim. Her şarkıyı ezbere bilir, kendime dönerim. Yıldönümümüzde, daha yerinde bir konsere gidemezdik. Öğrencilerin çoğu nispeten yeni şarkılara hararetle eşlik ettiler, dedik ki evet, yaşlanıyoruz.

Yakında Ankara Tasarım Günleri'ni yapıyoruz. Çalışmalar hız kazandı. Şuradan izlenebilir: www.ankaratasarimgunleri.org

2 Mayıs 2007 Çarşamba

Bahar gelmeye karar vermiş gibi...

Ankara'nın iklimine eni konu alıştım artık. En sevdiğim yanı, bahar yaşatması... İzmir'de paltoyu çıkarıp tişörte geçiyorduk bir günde. Böylesi çok daha iyi. İpek Hanım da keyfince piserdek (bisiklet) bindi, çimlerde koştu... Şehre taşınma konusu her gündeme geldiğinde aynı kararsızlığı çekiyorum. Evet yani herşeye yakın olacağız ve zamandan tasarruf edeceğiz ama kızım bu kadar rahat nerde oynayacak?



Kızımla bahçe keyfi yapıyoruz... Ayağımdaki terlikler çok komikmiş :)



Bu ördeği çok seviyoruz... Bakkala filan giderken bahçe kapısından çıkarsak mutlaka sarılınıyor, öpülüyor, uzaklaşırken el sallanıyor... Amcası almıştı geçen sene.