18 Nisan 2007 Çarşamba

"En İyi Antikalar, Eski Dostlardır"



Yaşam bizi savuruyor demek bir özür müdür bilmiyorum. Yine de yürekten bir bağlılığın bağışlayıcılığına sığınıyor insan. Hayatta aldığım en değerli armağanlardan biriydi üzerinde bu resmin olduğu buzdolabı magneti. Alt tarafı bir magnet denilebilir belki ama öyle değil. Denizaşırı bir ülkeye taşınmış en yıllanmış ve değerli dostuma bir email bile yazamadığımı her hatırladığımda, üstelik eğer o anda mutfaktaysam gözgöze geliyorum bu magnetle çünkü.
12 yıl önce, çömez birer üniversite öğrencisiydik. Aynı sınıftaydık. Birkaç yıl içinde anladım ki ömürlük bir dost kazanmışım. Birlikte okuduk, tezlerimizi yazdık, yaptığımız çizgi filmleri festivallere gönderdik, "kızımın teyzesi", benim kanım kadar yakın arkadaşım. Gençliğim İzmir'in deniz kokulu sokaklarında kaldıysa, bana da hatırlamak düşer... İşte hatırladıklarım...

Kordon'daki Mado'da, dondurma yanında türk kahvesi ve körfez rüzgarı...
Karşıyaka vapurunun serin köpükleri...
DEU GSF Kantinindeki simit, peynir, domatesli kahvaltılar...
Sergiler, festivaller...
Yürek çarpıntıları...
Gözyaşları...
Kahkahalar...

En kralından hem de...

Hiç yorum yok: